Site içi arama
SÖYEP
(Özel Yetenekliler)
Uluslararası Projelerimiz
Düşünme Becerileri
Kayıt
Veli E-Kitapçık
Onur Madalyası
Yemek Listesi
Ziyaretçi Defteri
Sanat Köşesi
Spor Köşesi
Genel Kültür Sanat Haberleri
İletişim
 
Ayın Ressamı
08.05.2017

OSMAN HAMDİ BEY

30 Aralık 1842 tarihinde İstanbul’da doğan Osman Hamdi Bey; Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi’nin (Mimar Sinan

Güzel Sanatlar Üniversitesi), İstanbul Arkeoloji Müzesinin kurucusu; arkeolog ve ressamdır.Paris’te hukuk

eğitimini sürdürürken resme olan tutkusu sebebiyle Paris Güzel Sanatlar Okulu’na (Ecole des Beaux Arts) devam

etmiştir. Osman Hamdi Bey’in hocaları zamanın ünlü ressamları olan Gerome (18824-1904) ve Boulanger (1824-

1888) olmuştur.

Osman Hamdi Bey; Nemrut Dağı Tümülüs’ünde, Lagina’da bulunan Hekate Tapınağı’nda kazılar yapmıştır. En

önemli arkeolojik kazısı Sayda (Sidon-Lübnan) kazısında kral mezarlığı kazılarıdır. Bu lahitlerin arasında İstanbul

Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen dünyaca ünlü İskender Lahti’nin bulunması Osman Hamdi Bey’e de uluslararası

bir ün kazandırmıştır. Arkeoloji alanında yaptığı çalışmalar ile yurtdışında tanınmaya başlayan Osman Hamdi

Bey; Fransız, Alman, Yunan, İspanyol çevrelerince madalya ve nişanlarla ödüllendirilmiştir.

Osman Hamdi Bey’in 1881 yılında Müze-i Hümayun’a müdür tayin edilmesiyle Türk müzeciliğinde yeni ve

verimli bir devre açılmıştır. Müzeciliğimizi ilk kez modern anlamda ele almaya başlayan Osman Hamdi Bey’in

Müze-i Hümayun’da gerçekleştirdiği ilk işlerden birisi, yabancıların yaptığı kazılarda ortaya çıkan eserlerin yurt

dışına götürülmesini yasaklamayı planladığı tüzük hazırlığı olmuştur.

Paris’te yarım bıraktığı Hukuk eğitiminin yararları burada ortaya çıkmıştır. Yürürlükte bulunan “1874 Asar-ı Atika

Nizannamesini” 1883 yılında yeni baştan düzenleyerek eserlerin yurt dışına çıkmasını yasaklayan maddeler

koydurmuştur. Böylece batı ülkelere Osmanlı topraklarından eser akışı engellenmiştir. Eserlerin kaydedilmesi,

onarılması, nem ve rutubetten uzak ve sağlıklı bir şekilde korunup sergilenebileceği gerçek anlamda bir

imparatorluk Müze Binası yapılması için dönemin yöneticilerinden aldığı destekle, bugün ki İstanbul Arkeolji

Müzesinin ilk kısmını 1899’da, ikinci kısmını 1903’te ve üçüncü kısmını 1907’de tamamlayarak ziyarete açmıştır.

1 Ocak 1982’de Sultan II.Abdülhamid tarafından Sanayi-i Nefise Mektebinin Müdürlüğüne atanmıştır. Osman

Hamdi Bey; Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinin temeli sayılan “Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi”ni 1883

yılında kurmuştur. Bugün İstanbul Arkeoloji Müzelerinin Eski Şark Eserleri Binası olarak hizmet veren binayı,

Sanayi-i Nefise Mektebi olarak 2 Mart 1883 tarihinde öğretime açmıştır.

Osman Hamdi Bey, devlet işleri ile arkeoloji ve müzecilik çalışmalarını sürdürürken ressamlığını hiç ihmal

etmemiştir. “Kaplumbağa Terbiyecisi”, “Arzuhalci”, “Kuran Okuyan Hoca”, “Silah Taciri”, “Leylak Toplayan Kız”,

“Şehzadebaşı Camisi Avlusunda Kadınlar”, “Feraceli Kadınlar”, “Mimozalı Kadın”, “Ab-ı Hayat Çeşmesi”,

“Mihrap” gibi tabloları onun en ünlü yapıtları arasındadır. Resimlerinde; Türk sanatı, kültürü, mimarisi, çinili

panoları, duvarlar, halılar, süslemeli objeler, örtüler, kandiller, rahleler, türbe mekanları, hat levhaları, aile

porteleri, insan figürlerini kullanmış, Osmanlı kadınının iç ve dış mekanlardaki yaşayışını resmetmiş; Doğu/Batı,

inanç/aşk, yaşam/ölüm gibi ikilemlerin izini sürmüştür.

Batılı anlayışla figürlü resmin ilk temsilcisi; müzeci, arkeolog ve Sanayi-i Nefise Mektebi’nin kurucusu bir

Osmanlı aydını olan Osman Hamdi Bey; 20. yüzyılın son döneminde, sanat ve kültür alanında yenileşme ve

batılaşma akımının öncüsü olmuştur. Son çağın en seçkin siması ve gerçek anlamda uluslar arası ün kazanmış bir

sanatçımız olan Osman Hamdi Bey; 24 Şubat 1910 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir. Ölümü tüm yurtta ve

dünyada derin bir üzüntü ile karşılanmıştır.

 
 
 
 
 
 
 
image26 image12 image2 image19 image1 image1 image1 image1
Bizi Takip Edin
Anasayfaİletişim